Dünya Halk Masalları dizisinde İtalya’dan Etiyopya’ya, Azerbaycan’dan Japonya’ya birçok ülkenin masalları yer alıyor.
Arap Masalları Suriye ağırlıklı olmak üzere birkaç Arap ülkesinden derlediğim/dinlediğim masallardan oluşuyor.
Neden Suriye?_
Suriye, Ortadoğu’da Türkiye, Irak, Ürdün, İsrail, Lübnan ülkeleri arasında yer alır. Ülkenin sınırları yapay şekilde oluşturulmuş olup, doğal sınırları sadece Lübnan iledir. Diğer sınırları; çeşitli tarihlerde yapılan antlaşmalarla tamamıyla düz alanlardan geçirilerek çizilmiştir.
Suriye toprakları 6 bin yıllık tarih incelendiğinde, Eski Mısır’dan Eski Yunan’a kadar çok sayıda devletin egemenliği altında kalmıştır. Suriye, sadece 8.yüzyılda Emeviler döneminde bağımsız bir yapıya kavuşmuştur.
Bugünkü Suriye topraklarının kuzey kesimi, uygarlıklara beşiklik etmiş “Verimli Hilal”in bir parçasını oluşturmakta. Bu bakımdan bu toprakları “Verimli Hilal Uygarlıkları”ndan soyutlamak olanaksız.
Hemen hemen bütün dinlerce kutsal sayılan Suriye toprakları, tarihi devirlerde, sürekli olarak uluslar arasında çekişme sahnesi olmuş, Mısırlılar, Hititler, Asurlular, Persler, Makedonyalılar, Romalılar, Bizanslılar, Sasaniler, Selçuklular, Osmanlılar ve Fransızlar…tarihin değişik dönemlerinde egemenlikler kurmuşlar, kültürel izler bırakmışlardır.
Sese dayalı ilk abeceyi bularak Kıbrıs, Girit ve Antik Yunan’a Doğu kültürünün ulaşmasına katkıda bulunan Fenikeliler, Mezopotamya- Mısır ve Akdeniz kültürlerini sentezlediklerinden Suriye tarihinde önemli yer tutar.
Ve Suriye, pek çok tarihsel ve kültürel benzerliklerimize rağmen yeterince tanımadığımız güney komşumuz. Halklarımız, binlerce yıl ortak tarihi ve ortak kültürü paylaşmış.
Osmanlı, Suriye’nin hemen hemen her köşesinde özellikle, Halep, Hama ve Şam gibi büyük kentlerde derin izler bırakmış.
Tarih boyunca tüm dinler tarafından kutsal sayılan Suriye diller ve dinler mozaiği bir ülke. Musevi, Arami, Hıristiyan, Alevi,Sünni.. inancına sahip yurttaşlar arasında dinsel çeşitlilik hoşgörü ile sürdürülmektedir.
Arap Edebiyatı, anadili Arapça olan ulusların ortaya koymuş oldukları edebiyat yapıtlarını kapsar. Arapça, Arap Yarımadası’nda ilkçağlardan beri kullanılan bir dildir. İslam dininin ortaya çıkışından sonra yayılarak İspanya’dan Endonezya’ya kadar uzanan bir alanda 600 yıl boyunca kültür dili durumuna gelmiştir.
Binbir Gece Masalları, Arap edebiyatının en güzel yapıtlarıdır. Gerek eskiliği ve gerekse anonim oluşu, bu masalların hızla yayılmasına yol açmıştır. Hemen hemen tüm dünya dillerine çevrilen bu masallar arasında “Ali Baba ve Kırk Haramiler” ve “Alaaddin’in Sihirli Lambası” da yer almaktadır. Bu masallar tüm dünya masallarını etkilemiştir.
Masalların bu adla anılmasının nedeni, bunların kuruluş özelliği ile ilgilidir: “Bir sultan, her gece yanına bir cariye alır, ertesi sabah da cariyenin boynunu vurdururmuş. En sonunda sıra vezirin kızına gelmiş. Akıllı vezir, kızının yanına, sözde kardeşiymiş gibi, çok iyi masal bilen birini katmış. Kız, sultandan söz almış: Anlatacağı hikâye bitmedikçe, kendisine dokunulmayacaktır.
Bunun üzerine gündüzleri masalcıdan masal dinleyip, geceleri sultana anlatmaya başlamış. Gün doğarken anlattığı masalı ya en meraklı yerinde kesermiş ya da daha meraklı bir diğerine başlarmış. Böylece kitabın yarısına kadar, hemen hiçbir hikaye tamamlanmamış olduğu için, kız da ölümden kurtulurmuş. Sonra da anlattığı masalların sonunu, yine aynı zincirleme usulüyle bu kez geriye dönerek bitirmeye başlarmış. Böylece ölümden kurtulmayı başarmış.”
Kitapta yer alan masalların amacı çocuklara olumlu davranış ve beceriler kazandırmaktır. Kitapta, insanları, doğayı ve hayvanları sevme, olaylar karşısında sabırlı olma, yardımlaşma ve iş birliğinin önemi… gibi değerlerle Arap kültüründen kesitler yer almaktadır

























