13.06.2008


New Page 1
  ÇEVREYİ YOK ETMEYE HARCADIĞIMIZ İMKANLARI, BİRAZCIK SEVGİYE HARCASAK EMİNİM DÜNYADAKİ TÜM SORUNLAR ORTADAN KALKACAK...

 

      
      Merhaba sevgili okurlar… Sizlerle yeniden bir aradayız ve ben yine yapılmaması gereken bir takım yanlışların altını çizmeye devam ediyorum… Evet, dünyanın gündemi çok çabuk değişiyor ve bizler her an takip halindeyiz… Gündem değişiyor, ancak “bu gündemin yüzde kaçlık kısmı olumlu değişiyor” diye, hiç düşündüğümüz oluyor mu acaba? Bizler bu değişimin olumlu parçasına ne kadar etki edebiliyoruz ya da olumsuz değişimlerin oluşması için nasıl bencillikler yapıp, gidişatı nasıl kötü yönde etkiliyoruz? Bunu da düşünelim mi? Ne dersiniz? NEGATİF DÜŞÜNCE, NEGATİF ETKİ YARATIR… Evet, bizler bize sunulmuş olan yaşamı güzelleştirebilmek için, doğanın yol açtığı felaketler karşısında az zararla çıkabilmek için sahip olduğumuz beynimizi, bencilliğe yenik düşmeden, olumlu yönde çalıştırıp öyle imza atmak için insan hayatına ne yapıyoruz?Yapılanlar ortada; çünkü her düşünce yaşanılan hayata etkir ve bizler düşüncelerimizle, davranışlarımızla ve yaptıklarımızla nasıl etki ediyorsak yaşama, yaşam bize onu püskürtür, tıpkı evrenimizin şuan ki tabloda göründüğü gibi… Şu bilinmelidir ki; negatif düşünce negatif, pozitif düşünce de pozitif etki yaratır… ÇİN'DEKİ DEPREM BİZLERE BİR UYARI OLMALI! İşte ben bunları düşünürken sevgili okurlar; kafam yakın bir zamanda Çin'in Sichuan eyaletinde meydana gelen 7.8 büyüklüğündeki depreme takıldı... Bir sürü insanın öldüğü depremin ardında kalan, gözleri yaşlı bir insan topluluğunu ve birçok insanın yıllarca didinip kurduğu hayatların, bir anda enkaz altında kaldığını düşününce; bu yarayı sarmak onlar için zor ve acı olsa gerek… Gözleri yaşlı insanları düşündükçe; aklıma ilimiz Hatay da geldi… Sizler de biliyorsunuz ki; ilimiz bundan seneler öncesinde bir çok büyük depremlerle sarsılmış ve büyük kayıplar vermişti… O yıllarda yaşanan depremi akıllara getirmek gerek… En son 1999'da Antakya'da yaşadığımız büyük şiddetli depremi de hatırlayalım; o depremde de büyük korku yaşamıştık hepimiz… SÜMERLER SEMT SAHASI BETONLAŞINCA, NEREYE SIĞINACAĞIZ?! Hiç unutmam; deprem sonrasında paniğe kapılıp herkes boş alanlara sığınmıştı… Bizlere futbol sahaları, parklar, boş araziler kucak açmıştı ve hepimiz orada güven bulmuştuk o deprem sırasında… Ama gelin görün ki sevgili okurlar; o zor durumda sığındığımız SÜMERLER SEMT SAHAMIZ şimdilerde bir beton yığınına dönüştürülmek isteniyor… Ve bu tatsız durum üzerine şunu sormak istiyorum Sümerler halkına ya da bu sahayı satın alan ve içinde imar izni veren yetkililere: Bizler olası bir depremde NEREYE SIĞINACAĞIZ?! Evet bunun yanıtını istiyorum sizlerden! Şüphesiz ki; bu soruyu sormanın zamanı geldi, geçiyor… Her an deprem olacak gibi düşünün ve öyle yanıt verin bu soruma… Verin ki; doğruyu bulalım, verin ki; insan nesli için ne kadar büyük bir yanlış yaptığımızı görelim! Umarım geç kalmayız ve umarım hepimiz bir göçük altında kalıp, bize sunulmuş yaşamın dışına çıkmayız! Ya da o yaşamın bir kenarında oturup felaket kurbanları olan kaybettiklerimizi düşünmeyiz, eski yaşamlarımızı geride bırakarak, mutsuz olmayız bu güzel yaşam serüvenimizde… ÖNLEM OLARAK NELER YAPIYORUZ?! Düşünüyorum da; “Çin'deki deprem başımıza gelseydi ne olurdu?” diye… Evet, bunu sadece ben değil, hepimiz düşünmeliyiz bence… Çünkü ilimiz 1. derece deprem bölgesi içerisinde bulunuyor ve bizler hareketlenen yerküre üzerinde bulunduğumuza göre, her an bir deprem yaşama riski taşıyoruz… Üzülerek belirtmeliyim ki; deprem hiç ummadık bir anda çat kapı yapabilir ve bizler hazırlıksız yakalanıp bu doğal olaya yenik düşebiliriz… Peki bizler “önlem olarak neler yapıyoruz” diye, bir soralım mı kendimize… HİÇ KİMSENİN KILINI KIPIRDATTIĞI YOK! Üzülerek belirtmeliyim ki; ortada buna dair bir çaba göremiyorum… Hiç kimsenin kılını kıpırdattığı yok! Bile bile bir yıkıma göz yumar gibi duyarsızca hareket etmeye devam edenler var etrafta… Yeşil alanlarımızı dahi betonlaştırmaya gayret gösteriyor birileri, sırf kendilerine pay çıkarsınlar diye… Ama gelin görün ki; bizler bu insancıklara savaş açmaya çalışırken yanımızda kimseleri göremiyoruz… NEDEN EVRENİN YOK OLMASI İÇİN UĞRAŞ VERENLERE ENGEL OLAMIYORUZ! Peki neden korkuyoruz, ha neden? Neden evrenin yok olması için uğraş verenlere engel olmayıp, onlara boyun eğiyoruz ha! Neden pasifliğin arkasında bir korkak gibi durup, kendilerini; kendi oluşturdukları sistemin bir parçası olarak sayan ve öyle yürümesini sağlayan şahıslara müdahale edemiyoruz! Soralım bir kendimize bunu ve yanıt verelim bakalım. Bizi yönettiğini sanan ve istediği sistemi, kuralı, yasayı topluma güden ve evrene negatif enerji veren bu insancıklara neden “dur!” diyemiyoruz! Bunu bir soralım kendimize ve öylece direnelim bize dayatılan taraflı ve bozuk düzene… NEDEN MUTLULUĞU KENDİMİZE ÇOK GÖRÜYORUZ? Biliyor musunuz; birbirimizi, tüm canlıları yok etmeye harcadığımız imkanları, birazcık sevgiye harcasaydık eminim dünyadaki tüm sorunlar ortadan kalkardı ve bizler sorunsuz bir evrende yaşam sürmenin tadına varırdık… Neden bu mutluluğu kendimize çok görüyoruz? HERKES BİR ADIM ÖNE ÇIKSIN! Şimdi ne mi istiyorum sevgili okurlar? 05-13 Haziran tarihleri arasında Çevre Haftasını ve 5 Haziran Dünya Çevre Gününü kutlarken bizler silkinip, halen çevremiz için bir şeyler yapmıyoruz, yapılması gerekenleri de göz ardı ediyoruz. İşte buna istinaden son olarak şunu istemeliyim; Başta Sayın Valimiz olmak üzere; Milletvekillerimizi, bizi yönetenleri, Çevre Koruma Derneklerini, Sivil Toplum Örgütlerini, insan sağlığına önem verenleri ve tüm yetkilileri Sümerler Semt Sahasına sahip çıkmaya ve tekrardan yeşil alan olarak kazandırılması için duyarlılığa davet ediyorum. Herkes bir adım öne çıksın ve “ben de varım bu var olma savaşında” desin! Ne dersiniz? alevoksuz@yahoo.com

 
 
Bu Sitede Yayınlanan Haber ve resimlerin Tüm Hakları Hatay Gazetesi' ne aittir izinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.