Bugün 23 Nisan, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı,
TBMM’nin 23 Nisan 1920 günü kurulmasının onuruna, TBMM tarafından sadece Türk çocuklarına değil, bütün dünya çocuklarına hediye edilen, her yıl 23 Nisan günü kutlanan, 23 Nisan Türkiye’nin ulusal bayramıdır. 23 Nisan, TBMM’nin açılışı ve dolayısıyla da halkın yönetime tam anlamıyla egemen olmasının ilk günü olduğu için ulusal egemenlik açısından da önemli bir anlam taşır.
23 Nisan 1920 Büyük Millet Meclisi’nin açılış günüdür. Her 23 Nisan günü Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı bütün Dünya çocukları birlikte kutlarlar.
Atatürk’ün ütopyasında hep çocuklar vardı. Zira toplumların mutluluğu çocukların mutluluğu ile özdeş.
Tüm çocuklarımızın Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı yürekten kutluyorum.?
***
Unesco’nun 12 yıldır kutladığı bir gün var: Dünya Kitap Günü. Bu günün amacı; “Kitapları, yaratıcı, endüstriyel, standartların oluşumu, siyasi, ulusal ve uluslararası yönleriyle gündeme getirmek.”
Dünya Kitap Günü nasıl doğdu?
İspanya’nın Katalonya bölgesinde yıllardır kutlanan özel bir gün var: “Her Kitaba Bir Gül.” Her 23 Nisan’da kitap alan herkese kitabın yanında bir de gül armağan eden ve türlü sokak eğlenceleri düzenleyen Katalanlar, ‘Kitap Günü’ için tarih belirlemeye çalışan Unesco’ya da ilham perisi oldu. 23 Nisan, aynı zamanda Shakespeare’in hem doğum hem ölüm günü
İşte, bütün bu edebi yönlendirmeler sonucunda, Unesco, 23 Nisan’ın Dünya Kitap Günü için ideal tarih olduğuna karar verdi ve 1995′te alınan kararla tüm dünyaya duyuruldu. Pek çok dünya ülkesi tarafından kabul edilen Dünya Kitap Günü, Türkiye’de de 2001 yılından beri kutlanıyor. Bu özel günde, dünyanın hemen her köşesinde kitap fuarları kuruluyor; dinleti, okuma ve anma günleri, indirimli kitap kampanyaları düzenleniyor; hastane, hapishane, bakımevleri, okul ve köy kütüphanelerine kitap yardımları yapılıyor.
Bence tüm sanatlar, özellikle edebiyat, insanın insanlaşma sürecini kısaltmasında birinci etken. Bunun için diyorum ki, çocuklarımız sanatla iç içe büyümeli, çocuklarımız sürekli okumalı.
Türkiye’de kitap okuma alışkanlığının çok düşük olduğu bilinen bir gerçek. Türk halkı kitap okumak veya kütüphaneye gitmek yerine kahvehanelerde oturmayı, ya da evde dizi izlemeyi tercih ediyor. Yapılan bir araştırmaya göre, kütüphane sayıları Avrupa ile kıyaslandığında Türkiye kültür fakiri çıkıyor. Türkiye’de çok büyük çoğunluğu devlet yapılanması içinde zorunlu olarak oluşturulmuş toplam bin 430 kütüphane bulunurken, Almanya’da 10 bin 379, İspanya’da ise 7 bin 103 kütüphane bulunuyor.
Araştırmaya göre, kamuoyunda “boş zaman harcama yeri olarak görülen” kahvehane ve meyhane ile kültürel gelişimin göstergesi olan okul sayıları arasında da büyük uçurum var. Araştırma kahvehane sayısının ilköğretim ve lise sayısını 3′e katladığını ortaya çıkardı. Araştırma sonuçlarına göre Türkiye’de tam 123 bin 659 kahvehane bulunurken, Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre ilköğretim okulu ve liselerin toplam sayısı ise 42 bin 268. Bu verilere göre Türkiye’de 575 kişiye bir kahvehane düşerken bin 684 kişiye bir okul düşüyor.
Çocukluk ilkbahardır. Yaşamanın çiçek süremidir. İleride her tohum, kişiliğin ürünü bu ilkbaharda gelişecektir. Onun için daha çocukluktan başlamak üzere çocuklarımız kitapla iç içe büyümeli, küçük yaşlarda onlara okuma alışkanlığı kazandırılmalı.




























